Türkiye genelinde online eğitimÜcretsiz seviye analizi ›

Sınav Hazırlığı

Yıllar sonra matematiğe dönmek: KPSS, ALES ve DGS adayları için başlangıç planı

24 Ağustos 2026 • 9 dk okuma

KPSS, ALES ya da DGS’ye hazırlanan yetişkin adayların çoğu aynı cümleyi kurar: “Matematiği zaten hiç sevmezdim, üstünden de on yıl geçti.” Bu cümlenin arkasında genelde gerçek bir bilgi kaybı değil, bir başlangıç problemi vardır. Konular hâlâ bir yerlerde durur; ama nereden tutulacağı bilinmediği için hiç tutulmaz.

Yetişkin adayın lise öğrencisinden üç önemli farkı vardır ve plan bu farklar üzerine kurulmalıdır:

  • Zamanı azdır ama düzenlidir. Günde 10 saat çalışamaz; buna karşılık her gün aynı saatte 60–90 dakika ayırabilir. Bu, çoğu lise öğrencisinden daha sağlam bir zemindir.
  • Soyut anlatıya sabrı yoktur. “Neden böyle?” sorusunun cevabı gelmezse ezberi reddeder. Bu bir dezavantaj değil; doğru kullanılırsa öğrenmeyi hızlandırır.
  • Sınav formatı dardır. KPSS, ALES ve DGS’nin matematik bölümleri, lise müfredatının tamamını değil, tekrar eden bir konu kümesini ölçer. Herkesin bildiği ama çoğu adayın uygulamadığı şey budur.

Aşağıdaki plan ilk dört haftayı kurar. Amacı net kazandırmak değil; matematiğe geri dönüşü mümkün kılan zemini kurmaktır.

Hafta 1: Konu değil, teşhis

İlk hafta hiç konu çalışmayın. Bunun yerine, sınavınızın geçmiş sorularından karışık 40 soruluk bir set alın ve süre tutmadan çözün. Bilmediğiniz soruyu boş bırakın, tahmin etmeyin.

Sonra her soruyu üç kutudan birine koyun:

  • Hiç tanımıyorum. Konuyu görmüşlüğüm bile yok.
  • Tanıyorum ama hatırlamıyorum. Formülü ya da yöntemi bir yerden biliyorum, çıkaramadım.
  • Biliyorum, hata yaptım. Yol doğruydu, işlemde ya da okumada takıldım.

Bu üç kutunun dolulukları, dört haftalık planınızın ağırlığını belirler. İkinci kutu kalabalıksa iyi haber: bu kutudaki konular en hızlı geri gelen konulardır, çünkü sıfırdan öğrenilmiyorlar, hatırlanıyorlar.

Hafta 2: Temel dört başlık

Yetişkin adayların büyük çoğunluğunda ilk tıkanma noktası ileri konularda değil, şu dört başlıktadır:

  1. Rasyonel sayılar ve işlem önceliği — Kesirle çalışırken yavaşlıyorsanız, üstündeki her konu da yavaşlar.
  2. Oran, orantı ve yüzde — Problemlerin büyük bölümü bunun üstüne kuruludur.
  3. Birinci dereceden denklemler — Problemi denkleme çevirebilmek, problem çözmenin kendisidir.
  4. Sayı basamakları ve bölünebilme — Sınavda en çok tekrar eden, en az zaman alan başlıklar buradadır.

İkinci haftayı bu dördüne ayırın. Konu anlatımını izlemekle yetinmeyin: her başlıktan en az 20 soru çözün ve çözerken kaleminizi kâğıttan kaldırmayın. Yetişkin adayın en sık yaptığı hata, konuyu “okuyarak” çalıştığını sanmaktır.

Hafta 3: Problemler

Problemler, bu üç sınavda da en çok soru getiren ve en çok korkulan bölümdür. Korkunun sebebi genelde matematik değil, Türkçedir: cümle denkleme çevrilemediği için soru başlamadan biter.

Üçüncü hafta boyunca her problemi iki aşamada çözün. Önce hiç işlem yapmadan bilinmeyeni tanımlayın ve cümleyi denkleme çevirin. Ancak ondan sonra hesaplayın. Bu ayrımı zorla uygularsanız, iki hafta içinde çevirme aşaması otomatikleşir.

Şu alt başlıklara öncelik verin: yaş, işçi–havuz, hız, kar–zarar, karışım. Bu beş tip, problem sorularının çoğunu kapsar.

Hafta 4: Süre ve sıralama

Dördüncü haftada ilk kez süre tutun — ama tam deneme çözmeyin. Bunun yerine 20 soruluk setleri 25 dakikaya sıkıştırın.

Burada asıl öğreneceğiniz şey soru çözmek değil, soru bırakmaktır. Bu üç sınavda da matematik netinizi düşüren şey genelde bilmediğiniz sorular değil, bildiğinizi sandığınız için üstünde altı dakika geçirdiğiniz sorulardır.

Basit bir kural koyun: bir soruda 90 saniye içinde yola çıkamadıysanız işaretleyip geçin. Set bitince geri dönün. Bu tek alışkanlık, çoğu adayda ilk ayın en büyük net kazancını sağlar.

Kaynak seçimi: az kaynak, çok tekrar

Yetişkin adayların ilk ayda en çok para ve zaman kaybettiği yer burasıdır. Üç farklı yayının konu anlatımı, iki farklı soru bankası, bir de video seti alınır; hiçbiri bitirilmez.

Bu, bilgi eksikliğinden değil, kaygıdan doğar: “acaba diğerinde daha iyi anlatılmıştır?” sorusu, her tıkanmada yeni bir kaynak aldırır.

Uygulanabilir kural şu: bir konu anlatımı kaynağı, bir soru bankası. Kaynağı değiştirmenin tek meşru sebebi, aynı konuyu iki kez okuyup hâlâ anlamamış olmaktır — sıkılmak değil.

Buna karşılık ikinci bir kaynağın gerçekten işe yaradığı tek yer var: çıkmış sorular. Konu anlatımı hangi yayından olursa olsun, sınavın kendi soruları başka hiçbir kaynağın yerini tutmaz. Çünkü sınavın soru sorma alışkanlığını yalnızca oradan öğrenirsiniz.

Çalışma saatini korumak

Yetişkin adayın programı, öğrencininkinden daha kırılgandır: mesai uzar, ev işi çıkar, yorgunluk birikir. Bu yüzden “günde iki saat” hedefi çoğu zaman ikinci haftada çöker.

Bunun yerine iki şey yapın. Birincisi, çalışma saatini günün en korunaklı dilimine koyun — çoğu kişi için bu sabah erken saatlerdir, çünkü gün içinde çıkan hiçbir şey oraya taşamaz. İkincisi, hedefi süre yerine işle tanımlayın: “bir saat çalışacağım” yerine “şu 20 soruyu bitireceğim”.

Süreyle tanımlanan hedef, oturup ekrana bakmakla da tamamlanmış sayılır. İşle tanımlanan hedef sayılmaz.

Dört hafta sonunda nerede olacaksınız

Net olarak konuşalım: dört hafta sonunda sınavı geçecek durumda olmayacaksınız. Olacağınız yer şudur — hangi konuyu bilmediğinizi biliyorsunuz, günlük bir çalışma alışkanlığınız var ve matematik artık dokunulmaz bir alan değil.

Bu üçü kurulduktan sonra geri kalanı zaman ve tekrar işidir. Kurulmadan başlanan hazırlıklar ise genelde ikinci ayda, “ben zaten yapamıyorum” cümlesiyle biter — oysa sorun yapamamak değil, yanlış yerden başlamaktı.

Nereden başlayacağınıza tek başınıza karar vermek istemiyorsanız, ücretsiz seviye analizi tam olarak bu ilk haftanın işini yapar: neyi bilmediğinizi sizin yerinize ölçer.

İlk adım ücretsiz.

Yöntem güzel; birlikte uygulamak daha güzel.

Yazıdaki yaklaşımı kendi programına nasıl uygulayacağını ücretsiz seviye analizi görüşmesinde birlikte planlayalım.